|
Çiçek
Bakımı...
...
1.ÇİÇEKLERDE HASTALIKLAR
Özenerek ve büyük paralar ödeyerek
aldığımız bitkilerin, ev ve işyerlerinde kısa sürede
sararması yaprak dökmesi ve sonunda bozulması, bizi
büyük ölçüde düş kırıklığına uğratır, onlardan
soğumamıza neden olur. Bazen bu bozulmalar öylesine
hızlı gelişir ki, ne olduğunu anlamadan bitki ölümü
gerçekleşir. Bitkinin hastalanmasına yol açabilecek
etkenleri sekiz başlıkta toplayabiliriz
1. SUSUZLUK:
Hiçbir bitki susuz yaşayamaz, kış aylarında sağlıklı
bitkiler daha az suyla idare edebilseler de, gelişme
döneminde susuz kalmaları ölüme neden olabilir.
2. AŞIRI SU: Bitkinin suya
ihtiyacı olduğu kadar havaya da ihtiyacı vardır.
Özellikle yeşil bitkinin kış aylarında az su istemesine
karşılık aşırı sulanması, ortamdan havayı uzaklaştırdığı
ve bakteri hastalıklarına neden olduğu için çürümelere
yol açar ve bitkiyi kurtarmak mümkün olmaz. Bitki bir
dereceye kadar susuzlukla idare edebilse ve bu hasarı
yaprak dökmeyle kurtarabiIse bile; fazla su sonucu
meydana gelen hasarların tedavisi zordur.
3. AŞIRI GÜNEŞ: Aniden aşırı
güneşe çıkarılan salon bitkilerinin yaprakları yanar;
toprak sıcaktan kaskatı olur, kök yanmaları meydana
gelir ve bitki ölür. Güneşe dayanıklı salon bitkileri
bile, direkt güneş ışığına alıştırarak çıkarılmalıdır.
4. AŞIRI
SOĞUK: Kış aylarında gece ve
gündüz ısı farklılıklarının çok olması sonucu bitki üşür
ve şoka girer, yaprakları ve gövde yumuşamaya başlar. Bu
durumu susuzluk olarak algılayıp su verecek olursak çok
kısa süre içinde bitki bozulur.
5. KURU HAVA:
Kış aylarında ortaya çıkan bu sorun sonucu, ortamdaki
kuru hava bitkideki suyu bir sünger gibi emer, yaprak
uçlarından başlayan kuruma tüm bitkiye yayılır, bitkide
sağlıklı yaprak kalmaz.
6. HAVA
AKIMI: İnsanların hava
akımında kaldıklarında hastalanıp üşütmeleri gibi,
bitkiler de üşür; bunun sonucu yapraklar sararır ve
dökülür.
7. IŞIK
YETERSİZLİĞİ: Bitkinin ana
ihtiyaçlarından olan ışığın yetersiz olduğu durumlarda,
bitki aşırı ve düzensiz uzamaya başlar, yaprakları aşağı
sarkar, gövde yaprakları taşıyamaz ve kırılır; çiçekli
bitkilerde ise çiçek açma durur, ufalır ve hızla
dökülür.
8.
SEVGİSİZLİK: Bitkileri sadece
bir dekorasyon malzemesi gibi görüp, herhangi bir köşeye
yerleştirip onlarla ilgilenmezsek, aklımıza geldiğinde
su verip onlara gerekli özeni göstermezsek bozulurlar.
Sevgi onları büyütecek, geliştirecek en önemli
besinlerden biridir. Bitki bakımının birinci ve en
önemli şartıdır.
2-DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
- Fazla sıcaktan sararan, dökülen
yaprakları ve geçen çiçekleri hastalığa neden olmaması
için ortamdan uzaklaştırmalıyız.
- Yaprakları sık sık yıkamalıyız.
Ortamın ısısını, bitkiye zarar verecek kadar
düşürmeden ayarlamalı ve onları hava akımında
bırakmadan havalandırmalıyız.
- Özellikle. kış aylarında,
bitkilerin seralarda kaldığı ısı ile ev ısısı
arasında fazla fark olmamalıdır. Isının ve nemin
dengede olduğu (17-18 derecedeki) bir seradan
alınan bitki yüksek sıcaklıkla birlikte (23-24
derecenin üstü) evlerimizde aşırı su kaybederek şoka
girip, tüm yapraklarını kaybedebilir.
- Soğuk havalarda bitkiler
seralardan çıkarken soğuktan etkilenmemesi için
kağıt ve naylonlarla sarılmalıdır...Uzun süre araç
içinde bırakılmamalıdır.
- Isı farkı fazla olan ortamlarda bitki bakımı
yapmak., özellikle sobalı evlerde oldukça zordur.
.Bu sebeple bitki seçimi yaparken ısı
farklılıklarına dayanacak Auracaria, Yucca,
Aspidistra, Fatsia japonica, kaktüs gibi bitkiler
seçmekten başka çare bulunmamaktadır
- Salon bitkileri gelişme döneminde
(ilkbahar - sonbahar) yüksek ısıya, dinlenme
döneminde ise düşük ısıya ihtiyaç duyar ki, bunun
sının 15-16 derecedir.
- ış aylarında bitkileri radyatör
üstüne, yanına, yaprakları cama değecek şekilde
yakına, gece süresince perde ile cam arasına
koymayın.
Isı azaldıkça su ihtiyacı da
azalır.
- Kış aylarında kapalı alanlarda
yüksek ısı altında bitkiler, yetersiz ışıkla
birlikte yeni yapraklar vermeye, büyümeye
çalışırlar, ancak bu büyüme sağlıksız olacaktır.
ilkbaharda bu tipte zayıf sürgünler vermiş bitkiler,
gelişme dönemi başlamadan önce mutlaka bitkiye
şekil verilerek budanmalıdır.
- Bakımı zor olan bitkileri kış
ayları boyunca hafif ısıtılan, kapalı camlı
balkonlarda tutarak sağlıklı kalmasını
sağlayabiliriz.
- Fazla sıcaklık ilk önce bitkilerin
yapraklarının yanmasına, çiçeklerinin kurumasına
sebep olur.
Aniden soğuk ortama geçirilen
bitkilerin yaprakları ise siyahlaşır ve pörsür,
onların da bizler gibi üşüdüğünü unutmayalım.
- Öncelikle kış ortamını dikkate
alarak bitki seçiminin iyi yapılması gerekir.
- Bitkinin ısıya ne kadar ihtiyacı
olursa olsun, özellikle dış mekan bitkilerinin, örneğin
meyve ağaçlarının soğuk periyodunda kalmaları ilkbaharda
çiçek ve meyve verme açısından çok önemlidir.
- Alttan ısıtmalı evlerde bitki tabağı
ile zemin arasına-mutlaka cam veya halı gibi ısı
kesiciler konularak, bitki toprağının aşırı ısınması ve
dolayısıyla köklerin sıcaktan kavrulması
engellenmelidir. Bu yöntem aynı zamanda saksı tabağının
zeminde--vereceği çizilme, çürüme- gibi zararları.da
önleyecektir.
- Klima veya benzer yöntemlerle ısıtılan
veya soğutulan ortamlarda, bitki kesinlikle soğuk veya
sıcak hava cereyanında kalmamalıdır. Bitkinin cereyanda
kaldığını yapraklarının hareket etmesinden
anlayabilirsiniz.
- Kış aylarında kuru sıcaklık veya soğuk ortamda
yaşayacak uygun iç mekan bitkileri.
-3 - -1, 22-25 derece aralığı ve kısmi
gölge:
Fatsia, Aspidistra, Fatshedera, Araucaria, küktüs (güneş
ister).
-3 - -1, 22-25 derece aralığı çok
ışıklı: Yucca,
Aspidistra, Fatsia, Hedera, Fatshedera, Araucaria,
kaktüs.
- 20-25 derece aralığı kısmi gölge,
sıcak: Agleonema, Chamadorea, Fatsia,
Aspidistra, Hedera, Scindapsus, Syngonium.
sıcak:
Dieffenbachia, Anthorium, Spathiphyllum, Ficus, Areca,
Dracaena türleri, kaktüs (Cacti).
- 1- -2 ve 25 derece aralığı bol ışık
soğuk veya kapalı camlı
balkon: Yucca, Aspidistra, Fatsia, Hibiscus,
Hedera, Fatshedera, Citrus türleri, Azelia, Gardenia,
Camelia, Cyclamen, Araucaria, kaktüs.
HASTALIK VE ZARARLILARLA MÜCADELE BİLGİLERİ
Hastalık ve zararlılarla daha detaylı mücadele için size
hastalıklar ve çözümleri için etkili maddelerden bahsetmek
istiyorum. Problemleri anlamakta zorlanıyorsanız, yaprak
veya dal örneğini en yakın sera veya zırai ilaç satan
yerlere gösterip ne olduğunu anlayabilirsiniz veya problemi
biliyorsanız bu etkili maddeleri içeren ilaçlan alır, tüm
ilaçların zehirli olduğunu unutmadan, bitkileri açık ve
rüzgarsız havada dozajlarına 'dikkat ederek
ilaçlayabilirsiniz. İlaçlar mutlak dozajında uygulanmalıdır.
Az ilaçlama etkili olmayacağı gibi, çok ilaçlamada da
bitkinin zehirlenip ölmesine neden olacaktır.
BELİRTİLER VE ANLAMLARI
1. Sararma:
Alt yaprakların sağlam olmasına karşılık sararması:
Genellikle asitli toprakta yaşamaya uygun bitkilerin
toprağına kireç katılması ya da kireçli sularla
sulanması sonucu oluşur.
2 .
Yapraklarda yırtık, yanık veya lekeler olması:
Yanık ve lekeler kahverengi ve kuru ise susuzluktan;
kOYU kahverengi lekeler, yumuşaksa ve bu bölgeler
İncelmişse fazla sudan; beyaz ya da açık sarıysa, soğuk
ya da yaprakların basınçlı suyla yıkanmasından; ilaç
yanığı, suyun yaprak üstündeyken güneş altında
kalmasından oluşur. Yaprak altlarına yerleşmiş böcekler
ya da mantar hastalıkları da bu tür sonuçlar
doğurabilir. Ayrıca insan ve hayvanların verdiği
fiziksel zararlar da yapraklarda yırtılmaya neden olur.
3 .
Yaprakların kıvrılması ya da düşmesi:
Bitkinin hava akımında kalması ya da çok sulanmasından
kaynaklanır.
4. Ani
yaprak düşmesi: Bitki belli
zamanlarda yapraklarının bir kısmını kaybedebilir. Ani
ısı değişimi, aşırı susuzluk, soğuk hava akımında
kalması sonucunda da yaprak dökülmeleri olur. .
5. Yaprakların
sarıya dönüşmesi ve düşmesi:
Alt yaprağın zamanla, bitki yaşlandıkça sararıp düşmesi
normal olmasına karşın, sarı yaprakların sayısının
artmasının nedeni, fazla su ve soğuk hava akımıdır.
6.
Yaprakların donuk ve cansız olması:
Fazla ışık kırmızı örümcek hastalığı, yaprakların tozla
kaplanması, yaprak yüzeyinin kirli olmasına neden olur.
7. Yaprak
uçlarında, kenarlarında kahverengi kurumalar:
Ana. nedenleri; kuru hava, insanların sürekli çarpması
sonucu yaprağın zarar görmesi ve yaprakların sürekli cam
ya da duvara temas halinde olmasıdır. Ancak bunun
dışında az ya da çok sulama, az ya da çok ışık, az ya da
çok ısı, fazla beslenme ve hastalıklar da bunun nedeni
olabilir.
8.
Yaprak solması: Susuzluk
sonucu oluşur. Kök, saksı içinde çok fazla drene
edilmiştir. Verilen su bitki daha suyu almadan altından
akıp gitmektedir. Bitki saksısı kök sistemine göre küçük
olabilir. Bu bir hastalığın işareti de olabilir.
9. Genç
bitkide yaprak düşüşü:
Saksısı yeni değişen; seralardan evlerimize gelen
bitkilerin ortam değiştirdiğinde ya da ışığı farklı bir
ortama geçirildiğinde birkaç yaprak düşürmesi
normaldir. Ancak düşüşün fazla v.i hızlı olması,
ısı farklılıklarından meydana gelir. Bitkinin şoka
girmesi sonucu oluşur.
ıo. Alt
yaprakların kuruyup düşmesi:
Çok az ışık, çok sıcak susuzluk
ZARARLILAR
ı. YAPRAK BİTİ
(PÜSERON, BASRA, APHID):
Genellikle yeşil, aynı zamanda siyah, gri, turuncu da
olabilen böceklerdir. Tüm böcekler yumuşak dokulara
saldırır. Yaprak biti yaprakların alt yüzeylerinde
bitkinin özsuyunu emer. Ufak vuruşlarla yaprak ve
goncaları yaralar. Genellikle çiçekli bitkilerde
görülür; onları zayıflatır, yapışkan bir sıvı
bırakırlar. Erken tedavide başarı yüzdesi yüksektir. Tek
dozla hastalık önlenebilir, ancak bir doz daha ilaç
kullanma ihtiyacı doğabilir.
2. SİKLAMEN
ÖRÜMCEGİ (CYCLAMEN MITE):
Örümcekler yaprak altlarında toz şeklinde bir yapı
oluşturur. Genellikle Cyclamen impatiens, (camgüzeli),
Pelargonium !sardunya) ve menekşede görülür. Siklamen
örümceği, bitkiyi hızla istila eder, gelişimiini
durdurur, yaprak kenarlarll1l kıvırır, yaprakları
büzerek top haline getirir. Gövdeyi yamultur, goncaları
soldurur. Kırmızı örümcekten farkı, bu böceklerin nemli
ortamda çok hızlı gelişmesidir. İlaçlama çözüm değildir,
bu duruma gelmiş bitki atılmalıdır.
3. UNLU BİT
(MEALY BUG): Ufak böcek,
beyaz, pamuğa benzer bir kılıfla sarılmıştır:.Geniş
kümeler oluşturur ve yaprak altında gövde kısmına
tutunurlar. Tam saldırıya geçtiklerinde yapraklar
eğilir, sararıp düşer. Sayıları çok değilse ıslak bir
bez yardımıyla temizlenebilir. Ancak çok sayıda
olurlarsa mücadele zorlaşır. Düzenli olarak
ilaçlanmalıdır.
4.
CATERPILLAR: Özellikle
yaprakları yiyen, kemiren, genellikle seralarda ve dış
mekanda yaşayan, pek görülmeyen zararlılardır. Bozulan
yaprakları ağlarla örerler. Özellikle geceleri ortaya
çıkarlar, siyah renkteki pisliklerini takip ederek elle
toplanabilir ya da ilaçlamayla yok edilebilirler.
5.
BUGDAY BİTİ (VINE WEEVIL):
Yapraklara saldırırlar, krem renkli gruplar
gerçek zararı meydana getirir. Toprak
içinde yaşayan iri böcekler, kökleri ve soğanları yok
ederler. Mücadele zor ya da imkansızdır. Farkına
varıldığında çok geç kalınmış demektir. Bitki hızla
çöker.
6. KABUKLU
BİT(SCALE): Kalkan biçimi bir
kabuk altında saklanarak koloni halinde yaşarlar.
Kahverengi, yaprak altlarında gövdeyi emen, kabuklu
canlılardır. İlaçlarla öleceği gibi, bir diş fırçası ya
da pamukla da temizlenebilir. Bitki ilaçlanmazsa her
taraf yapış yapış olur ve mücadele zorlaşır.
7. EARWIG:
Kulağa kaçan, kahverengi kıskaç kuyruklu, salon
bitkileri üzerinde pek bulunmayan, gün boyu saklanan,
geceleri ortaya çıkan, yaprak ve gonca yiyen
böceklerdir. Yaprakları yırtar, parçalar ve iskelet
haline getirir. Geceleri yaprak altlarında ya da çiçek
içinde yakalayabilir ya da ilaçlama yapabilirsiniz.
8. KIRMIZI
ÖRÜMCEK (RED S. TIME): Birçok
ev bitkisinde görülen, çok sıcak ve kuru
havada_yapraklar altın~a yaşayan ve bitkiyi hızla".emip
bitiren çok küçük canlılardır. Yaprak üst yüzeyinde
sarı küçük noktalar, yaprak altlarındaysa çok küçük
beyazlanmalar, ağlanmalar oluşur ve yapraklar hemen
dökülmeye başlar. İlerlemiş aşamada yaprak ve gövde
arasında ağlar meydana gelir. Bitki nemli ortamda
tutmalı, hemen ilaçlamaya başlamalı, gerektiğinde
ilaçlama tekrarlanmalıdır. Aynı ilaca karşı bağışıklık
kazanırlar. İki denemeden sonra hastalık devam ediyorsa
ilaç değiştirilmelidir .
9. BEYAZ SİNEK: Bitki
istediği ışıklı ortam dışında kısmi gölgeye
yerleştirilmişse, gittikçe zayıflamaya ve hastalıklara
karşı direnci azalmaya başlar. Özellikle küpe (Fuschia),
Pauinsethia (atatürkçiçeği); sardunya (Pelargonium) bu
hastalığa sıkça yakalanır. Bitki ilaçlansa da, ayın
ortamda tutuluyorsa hastalık bir süre sonra
tekrarlayacaktır. Bitki istediği ortama
yerleştirilmeli, yapraklarda çok zarar meydana gelmişse
budanmalı ve gerekiyorsa birkaç kez daha ilaçlanmalıdır.
ıo. TJIRIPS:
Küpe, begonya, craton, sardunyalarda özellikle etkili
olan, bitki için hayati önem taşıyan yapraklarda şekil
bozulmalarına neden olurlar. Yapraktan yaprağa uçar
veya atlarlar. Çiçeklere zarar verirler ve lekelenmelere
sebep olurlar.
|